Dostlarımızın sağlıklı ve uzun bir ömür sürmesinin temel taşı dengeli beslenmedir. Ancak aşırı mama tüketimi veya yetersiz fiziksel aktivite, kedilerde yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren obezite riskini de beraberinde getirir. Tıpkı insanlarda olduğu gibi, ideal kilosunun üzerine çıkan kedilerde eklem rahatsızlıklarından diyabete kadar pek çok ikincil sağlık sorunu tetiklenebilir. Eğer minik dostunuzun formunu korumakta zorlanıyorsanız, profesyonel bir kedi diyeti ve yaşam tarzı değişikliği zamanı gelmiş olabilir. Bu yazımızda, kedilerde kilo kontrolünü sağlamanın püf noktalarını, sağlıklı diyet programlarını ve süreci kolaylaştıracak uzman tavsiyelerini bir araya getirdik.
Dostlarımız köpekler bizimle aynı dili konuşabilseydi, muhtemelen kalplerinden geçen pek çok şeyi hayretle dinlerdik. Şimdilik kelimelerle iletişim kuramıyor olmaları, aramızda bir bağ olmadığı anlamına gelmez; aksine onlar, bizlere duygu ve düşüncelerini anlatmak için evrensel bir beden dili kullanırlar. Bu sessiz ancak son derece etkileyici iletişimin en belirgin aracı ise şüphesiz kuyruklarıdır. Çoğu zaman sadece mutluluk işareti sanılan kuyruk sallama eylemi, aslında hızı, yönü ve duruşuyla köpeğinizin ruh haline dair ipuçları veren karmaşık bir duygu haritasıdır. Bu yazımızda, köpeğinizin kuyruk hareketlerini bir tercüman gibi nasıl okuyabileceğinizi ve onların dünyasına nasıl daha yakından dokunabileceğinizi ele alıyoruz.
Dünya genelinde ve ülkemizde hızla yükselen hayvan sevgisi, toplumun her kesiminde dostlarımıza karşı duyulan empatiyi güçlendiriyor. Bu sevgi dolu atmosferin en güzel yansımalarından biri de, patili dostlarımızın hayatımızdaki eşsiz yerini onurlandırmak amacıyla ilan edilen 17 Şubat Dünya Kediler Günü'dür. Sosyal medyada büyük bir heyecanla kutlanan ve binlerce paylaşıma konu olan bu özel gün, pek çok insan için merak konusu olmaya devam ediyor. Peki, Dünya Kediler Günü nasıl ortaya çıktı ve neden 17 Şubat’ta kutlanıyor? Gelin, bu özel günün hikayesine ve kedilerin hayatımıza kattığı o büyüleyici renklere birlikte odaklanalım.
Kediler, günün büyük bir bölümünü dinlenerek geçiren ve uykuyu adeta bir yaşam biçimi haline getiren büyüleyici canlılardır. Öyle ki, yetişkin bir kedi günün 16 saatini uykuda geçirebilir. Ancak bu uzun uyku seansları için seçtikleri yerler hiçbir zaman tesadüf değildir; çoğu zaman en favori mekanları ise sahiplerinin kucağıdır. Peki, evdeki onca konforlu kedi yatağı dururken dostlarımız neden ısrarla sizin kucağınızda uyumayı tercih ediyor? Bu tercihin arkasında sadece konfor arayışı mı var, yoksa derin psikolojik ve içgüdüsel nedenler mi yatıyor? İşte kedinizin sizin kucağınızda uyumasının ardındaki sevgi dolu nedenler.
Sevgi ve aşk, uzun yıllar boyunca yalnızca insan türüne özgü, karmaşık duygular olarak kabul edildi. Ancak doğayı ve hayvan davranışlarını yakından gözlemlediğimizde, bu büyüleyici duyguların sınırlarının sandığımızdan çok daha geniş olduğunu görüyoruz. Sadık bir eş için kilometrelerce yol kat eden kuşlardan, partnerini kaybettiğinde yas tutan memelilere kadar pek çok örnek; "Hayvanlar da aşık olabilir mi?" sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Bilim dünyasının "bağ kurma" ve "sadakat" üzerinden incelediği bu özel duygular, aslında doğanın kalbinde sandığımızdan çok daha derin bir yer kaplıyor. İşte hayvanlar dünyasındaki gizemli aşk hikayeleri ve duygusal bağların arkasındaki çarpıcı gerçekler.
Muhabbet kuşu dünyasının en saf ve büyüleyici üyelerinden biri olan Albino muhabbet kuşları, karakteristik bembeyaz görünümleriyle kuşseverlerin gözdesi durumundadır. Diğer türdeşleri gibi sosyal ve cana yakın bir yapıya sahip olan bu kuşlar, insanlarla etkileşim kurmaktan ve aynı ortamı paylaşmaktan büyük keyif alırlar. Genetik bir mutasyon sonucu ortaya çıkan kar beyazı tüyleri, genellikle kırmızı renkteki gözleriyle birleştiğinde onlara mistik bir hava katar. Halk arasında bazen "tavşan kuş" olarak da anılan bu özel dostlarımız, sadece estetik güzellikleriyle değil, sıcakkanlı kişilikleriyle de evlerin neşesi olmaya adaydır.
Egzotik görünüşleri ve asil duruşlarıyla dikkat çeken Habeş kedileri, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün daha fazla kedi severin kalbini çalıyor. "Abyssinian" olarak da bilinen bu kadim ırk, adeta bir minyatür aslanı andıran tüy yapısı ve karakteristik bakışlarıyla en sevilen kedi türleri arasında üst sıralarda yer alıyor. Sadece fiziksel güzellikleriyle değil; kıvrak zekaları, bitmek bilmeyen enerjileri ve sosyal yapılarıyla da fark yaratan Habeş kedileri, aynı zamanda iştahlı yapılarıyla da tanınırlar. Eğer evinizde hareketli, zeki ve her an yanınızda olacak bir dost arıyorsanız, Habeş kedisinin büyüleyici dünyasına yakından bakmanın tam zamanı.
Hayvanlara karşı duyulan o eşsiz sempati, pek çok insanı hayatını bir kedi veya köpekle paylaşmaya yönlendirir. Karşılıksız sevgi sunan ve sadakatiyle hayatınıza anlam katan bir dostla yaşamak kuşkusuz tarif edilemez bir hissiyattır. Ancak, bu keyifli beraberliğin en çok düşündüren yanlarından biri de tüy dökülmesi problemidir. Pek çok hayvansever, sırf evdeki tüy yoğunluğu nedeniyle hayallerindeki dostu sahiplenme konusunda kararsızlık yaşayabiliyor. Eğer siz de titiz bir yaşam alanına sahipseniz veya alerjik hassasiyetleriniz varsa, "tüy dökmeyen köpek cinsleri" arayışınızda yalnız değilsiniz. Peki, köpekler neden tüy döker ve tüy dökümü minimum olan ırklar hangileridir? Gelin, bu süreci birlikte keşfedelim.
Toplumda sıkça dile getirilen "nankör kedi" yakıştırması, aslında bu gizemli canlıların karakteristik yapısının yanlış yorumlanmasından kaynaklanan büyük bir yanılgıdır. Kediler nankör değil, yalnızca evcil dostlarımız arasında özgürlüğüne en düşkün ve bireysel alanı en geniş olan canlılardır. Genellikle sadakat sembolü olan köpeklerle kıyaslanmaları, bu haksız algıyı pekiştirse de aradaki fark binlerce yıllık evrimsel süreçte saklıdır. Köpeklerin insanla olan bağı hayatta kalma odaklı bir iş birliğine dayanırken, kediler yaban hayatından gelen güçlü bağımsızlık reflekslerini ve avcı ruhlarını hâlâ korumaktadır. Bir kedinin size sevgi göstermesi bir zorunluluk değil, tamamen kendi iradesiyle kurduğu özel bir bağın sonucudur.
Zarif duruşları ve büyüleyici melodileriyle kanaryalar, Türkiye'de evlerin en sevilen ve en köklü kanatlı dostları arasında yer alır. Sadece birer evcil hayvan değil, aynı zamanda bulundukları ortama neşe katan eşsiz ses sanatçıları olarak görülen bu kuşlar, kendilerine has karakteristik özellikleriyle kuşseverlerin kalbinde özel bir yere sahiptir. Doğru bakım ve sevgiyle harika birer yaşam arkadaşına dönüşen kanaryaları beslemek; sabır, ilgi ve onlara dair detaylı bilgi sahibi olmayı gerektiren keyifli bir hobidir. Bu yazımızda, kanaryaların dünyasına adım atarken bilmeniz gereken temel özelliklerden, bakımın püf noktalarına kadar pek çok önemli detayı inceliyoruz.
Kuruluş felsefesinin merkezine sosyal sorumluluk bilincini yerleştiren PetBurada, patili dostlarımızın yaşam kalitesini artırmak adına gerçekleştirdiği projelere bir yenisini daha ekliyor. Sahipsiz hayvanların bakım ve beslenme ihtiyaçları için bugüne kadar sayısız farkındalık çalışmasına imza atan PetBurada, bu kez PowerApp ile güçlerini birleştirerek büyük bir iyilik hareketi başlattı. "Paylaşmak mutluluk verir" anlayışıyla hayata geçirilen bu yeni projede, herkesi sokaktaki dostlarımız için mama dağıtım seferberliğine davet ediyoruz. Şehrin enerjisini iyiliğe dönüştüren bu iş birliğiyle, daha fazla canın sevgiyle doyurulmasını hedefliyoruz.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.