Tıbbi terminolojide "Stoma" terimi ağız boşluğunu tanımlamak için kullanılır; Stomatit ise bu bölgede meydana gelen yaygın iltihaplanmaların genel adıdır. Eğer bu enfeksiyon diş etlerini de kapsayacak şekilde ilerlemişse, durum "Gingivostomatit" olarak adlandırılır. Özellikle yetişkin kedilerde sıkça rastlanan bu hastalık, oldukça ağrılı ve kedinin yaşam kalitesini düşüren bir süreçtir. Siyam, İran (Persian) ve Himalayan gibi safkan ırkların yanı sıra çok kedili evlerde yaşayan dostlarımızda bu soruna daha sık rastlanmaktadır. Tedavisi oldukça sabır isteyen stomatit, inatçı karakteri nedeniyle uzun süreli bir takip gerektirir.
Tatil dönemi yaklaşıyor ve minik dostunuzu bu kez yanınıza alamayacağınız için kendinizi biraz buruk hissediyor olabilirsiniz. Bu, hemen hemen her evcil hayvan sahibinin yaşadığı oldukça doğal bir duygudur. Siz tatilin tadını çıkarırken, dostunuzun da bol şefkat göreceği, iyi bakılacağı ve kendini güvende hissedeceği sevgi dolu bir yuvaya ihtiyacı olacaktır. Eğer ailenize yeni bir üye kattıysanız ve ilk kez ayrılacaksanız; köpek pansiyonu veya yatılı bakım merkezlerini seçerken dikkat etmeniz gereken kritik noktaları bu yazımızda sizin için bir araya getirdik.
Feline Viral Rhinotracheitis (FVR), temel olarak "Feline Herpesvirus Tip-1" (FHV-1) kaynaklı, oldukça bulaşıcı bir viral hastalıktır. Her yaştan kediyi etkileyebilen bu virüs, kedilerde görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının ve konjonktivit (göz iltihabı) vakalarının en yaygın nedenidir. Dostunuzun hem nefes alışını hem de göz sağlığını doğrudan tehdit eden bu hastalık, özellikle bağışıklığı düşük yavru ve yaşlı kedilerde daha ağır seyredebilmektedir.
Kedi ve köpeklerde kanser teşhislerinin son yıllarda artış göstermesi, maalesef göz ardı edilemez bir gerçek haline gelmiştir. Bu teşhisler farklı ırklarda farklı oranlarda görülse de, meme tümörleri hemen hemen her tür ve ırkta en sık karşılaşılan kanser türlerinden biridir. Evcil dostlarımızda meme kanseri riskini belirleyen en temel faktörlerden biri, hangi yaşta kısırlaştırıldıklarıdır; erken dönemde yapılan kısırlaştırma, bu hayati riskin önlenmesinde doğrudan ve belirleyici bir rol oynamaktadır.
Canine Parvovirus (CPV), özellikle yavru köpeklerde şiddetli sindirim sistemi sorunlarına yol açan, oldukça bulaşıcı ve dirençli bir viral hastalıktır. Genellikle 6 ila 20 haftalık yavruları etkilese de, aşısız yetişkin köpeklerde de görülebilmektedir. Hastalığın özellikle çok genç yavrularda görülen tehlikeli bir varyantı olan miyokardit (kalp kası iltihabı), maalesef hiçbir belirti göstermeksizin ani ölümlere sebebiyet verebilir. Bu sinsi virüse karşı erken teşhis ve önlem, dostunuzun hayata tutunması için en kritik faktördür.
Distemper (Köpek Gençlik Hastalığı); köpeklerin ve özellikle yavru köpeklerin solunum, sindirim ve sinir sistemlerini doğrudan hedef alan, oldukça bulaşıcı ve sıklıkla ölümcül sonuçlanan bir virüstür. Hapşırma ve öksürme yoluyla hava yoluyla bile hızla yayılabilen bu sinsi hastalığa karşı bilinçli olmak hayati önem taşır. Bu yazımızda; Distemper belirtilerini, güncel tedavi yaklaşımlarını ve en önemlisi dostunuzu bu hastalıktan korumanın yollarını detaylıca ele alıyoruz.
Her köpek, bize sunduğu eşsiz dostluk ve koşulsuz sevgiyle aslında hayatımıza hizmet eder. Ancak "hizmet köpekleri" tamamen özel bir kategoride yer alır; bu köpekler, engelli bireylere veya yaşamı tehdit eden sağlık koşullarına sahip kişilere destek olmak amacıyla profesyonel bir eğitimden geçerler. Sahiplerine bağımsızlıklarını geri kazandıran ve yaşam kalitelerini artıran bu kahramanlar, sadece birer yardımcı değil, aynı zamanda hayatın her alanında vazgeçilmez birer yol arkadaşıdır.
Dostlarımızın yaşam kalitesini korumak için, hayatları boyunca karşılaşabilecekleri sağlık sorunlarına karşı bilinçli olmak büyük önem taşır. Bu yazımızda, köpeklerde en sık görülen hastalıkları sizler için bir araya getirdik. Ancak, bölgesel faktörler ve iklim koşulları nedeniyle yaşadığınız şehirde burada yer almayan farklı hastalıklarla da karşılaşabileceğinizi unutmamalısınız. Bölgenizdeki spesifik sağlık riskleri ve korunma yöntemleri hakkında en doğru bilgi için mutlaka veteriner hekiminize danışmanızı öneririz.
Epilepsi, beyinde gözle görülür bir lezyon veya hastalık saptanmamasına rağmen tekrarlayan nöbetlerle kendini gösteren bir beyin fonksiyon bozukluğudur. Diğer bir deyişle beyin, anatomik olarak tamamen normal görünse de elektriksel düzeyde anormal çalışmaktadır. Nöbet ise, beynin elektriksel aktivitesindeki bu ani bozulmadan kaynaklanan; seğirme, titreme, konvülsiyon veya spazm gibi kontrol dışı hareketlere yol açan geçici bir sorundur.
Kış aylarının gelmesiyle birlikte, minik dostunuzun eklem ağrıları veya artrit belirtileriyle mücadele ettiğini fark edebilirsiniz. İstatistiklere göre köpeklerin %25'i hayatları boyunca artrit sorunuyla karşılaşırken, kedilerde bu durum genellikle daha sessiz seyreder. Araştırmalar, 12 yaşından büyük kedilerin %90'ında röntgen sonuçlarına yansıyan osteoartrit bulgularına rastlandığını göstermektedir. Evcil hayvanınız için ciddi bir ağrı ve rahatsızlık kaynağı olan bu durum, özellikle soğuk havalarda şiddetini artırarak hareket özgürlüğünü kısıtlayabilir.
Hemen hemen her köpek sahibi, dostlarının diğer köpeklerle girdiği gerginliklere veya kavgalara şahit olmuştur. Bu çatışmaların altında yatan neden bazen bir kıskançlık olsa da, çoğu zaman doğuştan gelen alan koruma içgüdülerinden kaynaklanır. Köpeğinizle keyifli bir yürüyüş yaparken başka bir köpek tarafından saldırıya uğramanız durumunda soğukkanlılığınızı nasıl korumanız gerektiğini ve olası bir kavgayı en az hasarla nasıl sonlandırabileceğinizi bu yazımızda bulacaksınız.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.