Köpek Parvovirüsü (Köpeklerde Kanlı İshal)
Canine parvovirus (CPV), yavru köpeklerde yaygın olarak akut gastrointestinal hastalığa neden olan, oldukça bulaşıcı viral bir hastalıktır. Hastalık genellikle altı ila 20 haftalık yavrularda görülür, ancak bazen daha yaşlı hayvanlarda da görülmektedir. Yavru köpeklerde görülen hastalığın bir varyantı olan miyokardit (kalp kası iltihabı) sebebiyle ani ölümler şekillenmektedir.
Parvovirüs Enfeksiyonuna Ne Sebep Olur?
"Parvo" olarak bilinen hastalığa neden olan canine parvovirus tip 2 (CPV) virüsü, ilk olarak 1976 civarında Avrupa'da köpekler arasında görülmüştür. Virüsün sadece köpeklerde değil; çakal, kurt, tilki ve rakun gibi vahşi hayvanlarda da hastalığa neden olduğu bilinmektedir. CPV, kedilerde görülen feline panleukopenia (gençlik hastalığı) virüsü ile yakından ilişkilidir.
Yavru köpekler ve ergenlik çağındaki köpekler parvovirüse karşı özellikle hassastır. Yavru köpeğinizi köpek aşıları tamamlanana kadar virüsün bulunabileceği halka açık yerlere götürmekten kaçınmalısınız.
Köpeğim Neden ve Nasıl Enfekte Olabilir?
Köpek parvovirüsü hemen hemen her ortamda bulunabilir. Virüsün kuluçka süresi üç ila yedi gündür. Virüs vücuda girdiğinde genellikle boğazdaki bademciklere veya lenflere yerleşir, burada kendini kopyalayarak kan dolaşımına dahil olur. Kan yoluyla tüm organlara yayılan virüs, en çok kemik iliğine ve ince bağırsağın duvarlarını kaplayan hücrelere yerleşir.
Virüs, bağışıklık hücrelerini yok ederek vücudun kendini koruma yeteneğini zayıflatır. İnce bağırsakta besin emilimini sağlayan epitellerin yıkımına neden olur ve vücudun bağırsak yüzeyini yenileme yeteneğini (kript hücrelerini hedef alarak) devre dışı bırakır. Bu durum, şiddetli kanlı ishal, sıvı kaybı ve bakterilerin kan dolaşımına karışmasıyla sonuçlanan ağır enfeksiyonlara yol açar.
Kanlı İshal ve Parvovirüs Belirtileri Nelerdir?
Genellikle CPV ile ilişkili semptomlar arasında uyuşukluk, depresyon ve iştah kaybı yer alır. Bunları ani başlayan yüksek ateş, durdurulamayan kusma ve şiddetli kanlı ishal takip eder. Köpekler bu süreçte çok hızlı kilo kaybeder ve dehidrasyona girer.
Parvovirüs Nasıl Teşhis Edilir?
En yaygın teşhis yöntemi, dışkı örneği üzerinden yapılan ELISA testidir. Bu test, dışkıda parvovirüs proteinlerini saptar. Daha kesin ve uzmanlaşmış bir yöntem ise PCR testidir; bu test viral DNA parçalarını saptar. Ayrıca, beyaz kan hücresi (lökosit) sayımındaki belirgin düşüş, teşhisi doğrulamada veteriner hekimler için kritik bir göstergedir.
Parvovirüs Tedavisi Nasıl Yapılır?
CPV tedavisi destekleyici ve semptomatik yönetimi içerir. Kaybedilen sıvıyı yerine koymak için intravenöz sıvı tedavisi hayati önem taşır. Bağırsaklar emilim yapamadığı için damar yoluyla besleme ve ikincil enfeksiyonlarla savaşmak için antibiyotik uygulaması yapılır. Zamanında başlanan agresif tedavi ile iyileşme şansı yüksektir ve bu hastalıktan kurtulan köpekler genellikle ilgili suşa karşı ömür boyu bağışıklık kazanır.
Aşılama ve Önleme Yöntemleri
Veteriner hekimler genellikle CPV aşısını karma aşıların içinde uygular. Bu aşılar yavru köpek 6 haftalıkken başlar ve 16 haftalık olana kadar düzenli aralıklarla devam eder. Parvovirüs dış ortama karşı olağanüstü dayanıklıdır ve aylarca hayatta kalabilir.
Enfekte alanların temizliğinde normal deterjanlar yerine 1/30 oranında sulandırılmış çamaşır suyu kullanılmalıdır. Bu çözelti, virüsü etkisiz hale getirebilen nadir dezenfektanlardan biridir.

Köpek Hastalıkları Hakkında Sıkça Sorulanlar
Köpeklerde Gençlik Hastalığı
Distemper olarak da bilinen bu hastalık, solunum ve sinir sistemini etkileyen ölümcül bir virüstür. Erken teşhis ve aşılama hayati önem taşır.
Yazının Devamı >>
Yavru Köpeklerde Aşının Önemi
Bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş yavruların ölümcül viral enfeksiyonlardan korunması için düzenli aşı takvimi takip edilmelidir.
Yazının Devamı >>