Ülkemizde kısırlaştırmanın hayati öneminin henüz tam olarak kavranamaması ve yerel yönetimlerin bu konuda yetersiz kalması, sokaktaki hayvan popülasyonunun kontrolsüzce artmasına neden olmaktadır. Şehir hayatının zorlu şartlarında barınma, beslenme ve can güvenliği sorunlarıyla boğuşan bu canlar, popülasyon baskısının da etkisiyle oldukça zor şartlar altında yaşamakta ve ne yazık ki yaşam süreleri ciddi oranda kısalmaktadır. Bu döngüyü kırmanın yolu, bilinçli bir kısırlaştırma seferberliğinden geçmektedir.
Köpeklerde sıklıkla gözlemlediğimiz kovalama davranışı, aslında kökeni çok eskilere dayanan sahiplenme ve gütme içgüdüsünün bir yansımasıdır. Genetik miras yoluyla aktarılan bu duygu, köpeklerin doğasındaki koruma ve yönlendirme arzusundan beslenir. Bu yazımızda, köpeklerde gütme davranışının temellerini ve bu içgüdünün günlük hayata nasıl yansıdığını inceleyeceğiz. Sosyal ve sürü odaklı canlılar olan köpekler; boyutları, renkleri veya kürk yapıları ne kadar farklı olursa olsun, hepsinde bu kadim gütme içgüdüsünün izlerini görmek mümkündür.
Modern köpek ırkları, 1800’lü yılların ikinci çeyreğinden itibaren İngiltere’de şekillenmeye başladı. Ancak o dönemdeki fiziksel yapılar, bugün bildiğimiz standartlardan oldukça farklıydı. Örneğin; günümüzün devasa Danuaları veya minicik Chihuahuaları, seçici üretim süreçleriyle zaman içinde bu uç noktalara ulaştılar. Yine de o yıllarda bile, belirli ırkların karakter özelliklerinin ve davranışlarının tahmin edilebilir olduğu düşünülüyordu. Bu yazımızda, köpek ırklarının tarihsel yolculuğunu ve davranışsal genetiğin temellerini inceliyoruz.
Kedilerin karmaşık dünyasını ve sergiledikleri davranışları çözmek her zaman kolay değildir. Ancak verdikleri tepkilerin pek çoğunun ortak olması, bu hareketlerin ilkel yaşamdan günümüze genetik aktarımlarla taşınan tecrübelerin bir sonucu olduğunu bilimsel olarak kanıtlamıştır. Örneğin; salatalıktan aniden ürkmeleri, tarak sesine karşı verdikleri şaşırtıcı tepkiler, sevgi gösterisi olan kafa toslamaları veya huzur bulduklarında yaptıkları yoğurma hareketleri bu mirasın birer parçasıdır. Bu yazımızda, kedilerin ilginç davranışlarının ardındaki sırları ve kısa bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.
Kedilerde iştah kaybı ve buna bağlı sürekli zayıflama, pek çok farklı sağlık sorununun habercisi olabilen yaygın bir semptomdur. Çoğu zaman geçici bir durum olan iştahsızlık, altta yatan nedenin çözülmesi ve genel sağlık durumunun iyileşmesiyle normale döner. Ancak iştahın tamamen kaybolması durumu tıpta Anoreksi olarak adlandırılır ve ciddiye alınması gereken bir tablodur. Bu makalemizde; kedilerde anoreksinin nedenlerini, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini detaylarıyla inceleyeceğiz.
2009 yılında İstanbul, ciddi can kayıplarının yaşandığı feci bir sel felaketiyle sarsılmıştı. Her ne kadar bizim yaşadığımız bölge bu yıkımdan doğrudan etkilenmese de, felaketin boyutlarına hepimiz derin bir üzüntüyle şahit olmuştuk. O günlerde sadece insanlar için değil, belediyelere ait rehabilitasyon merkezlerindeki canları kurtarabilmek için de devasa bir seferberlik başlamış; toplumun her kesimi sessiz dostlarımıza el uzatmak için bir araya gelmişti.
Geçinemeyen iki kardeş veya arkadaş için sıklıkla "kedi-köpek gibisiniz" tabirini kullanırız. Oysa doğa; birbirine sarılıp uyuyan, aynı kaptan beslenen, oyunlar oynayan ve hatta birbirinin yavrularına annelik yapan kedi ve köpeklerin ilham verici dostluk örnekleriyle doludur.
Elbette bu uyumlu birlikteliğin temelinde doğru eğitim ve sabır yatar. Karakterlerin baskınlığına veya inatçılığına bağlı olarak süreç değişse de, en zorlu durumlarda bile doğru adımlarla dostluk kurmak mümkündür. Bu, sabırla örülen bir bağın ve "hiçbir şey imkansız değildir" felsefesinin hikayesidir.
Onunla sokakta karşılaştığımızda bir deri bir kemik kalmış, memeleri süt dolu halde bir direğe terk edilmişti. Bir önceki günden beri aç ve susuz orada bağlı olduğunu öğrendiğimde saniyeler içinde kararımı verip onu en yakın veteriner kliniğine ulaştırdım. Görünürde fiziksel bir yarası yoktu ama ruhu perişan haldeydi. Daha o ilk andan itibaren kurtarıcısı olduğumu anlamış gibi, minnet dolu gözlerle kucağıma sokuldu. Müşahede süreci, aşıları ve kısırlaştırma işlemleri için klinikte kaldığı iki hafta boyunca onu her gün ziyaret ettim. Her defasında, hayatında ilk kez gerçekten sevildiğini hissetmiş ve bu sevgiyi kaybetmek istemiyormuşçasına kendini sevdirmeye çalışması, aramızdaki bağın en saf başlangıcı oldu.
Avcılık, insanlık tarihinin ilkel dönemlerinde hayatta kalmak için bir zorunluluk olsa da günümüzde modern bir "spor" olarak tanımlanmaktadır. Ancak bizler Petburada ailesi olarak, hiçbir canlının yaşam hakkına müdahale edilmesini desteklemiyor ve bu sporun bir parçası olmayı tasvip etmiyoruz. Tarihsel süreçte pek çok köpek ırkı, üstün koku alma ve iz sürme yetenekleri nedeniyle avcılık faaliyetlerinde aktif rol alacak şekilde geliştirilmiştir. Günümüzde ise bu özel ırkları, av sahalarında değil; sadık birer yol arkadaşı ve ailemizin en değerli fertleri olarak görmeyi tercih ediyoruz.
Kedili ailelerin neredeyse tamamı için kediyle birlikte uyumak, ev hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bazı kedi sahipleri başlangıçta bu duruma mesafeli dursa da, kediler ısrarcı sevgileriyle bu alışkanlığı onlara adeta "öğretirler". En mesafeli kedi bile, gecenin bir yarısı yatağınıza süzülüp yanınızda uyuyabilmek için en sevimli hallerini sergilemekten çekinmez. Peki, yatağınızı bu minik mırıltı makineleriyle paylaşmanın getirdiği keyifli ve huzur dolu yanlar nelerdir? İşte kediyle uyumanın hayatımıza kattığı o benzersiz duygular...
Her yıl olduğu gibi bu yıl da onlarca marka ve binlerce ürün, özel indirimler ve sürpriz hediyelerle kapınıza geliyor. Ancak bu dönem sadece alışverişten ibaret değil; ilk kez 1925 yılında kutlanan ve 1929'dan bu yana her yıl 4 Ekim'de dünya genelinde yankı bulan Dünya Hayvanları Koruma Günü'nü karşılıyoruz. 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü münasebetiyle, bu anlamlı günün tarihçesini ve kalbinde yatan hikayeyi yazımızda keşfedebilirsiniz.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.