Barbie’nin Hikayesi: Bir Kurtuluş ve Mucize Dolu 10 Yıl
Onunla bir sokak köşesinde, bir direğe bağlanmış halde tanıştım. Bir deri bir kemik kalmış, memeleri süt dolu ama kendisi aç ve susuzdu. Görenler bir önceki günden beri orada öylece beklediğini söylüyordu. O an onu kaptığım gibi veteriner kliniğine götürdüm. Perişan halinin altında, kurtarıcısını ilk andan fark eden minnet dolu gözler vardı.
Sessiz Bir Dünyanın Keşfi
Müşahede süreci, aşılar ve kısırlaştırma derken klinikte iki hafta geçirdik. Her gün onu görmeye gidiyordum; sanki hayatında ilk kez biri onu gerçekten sevmiş gibi kucağıma yapışıyor, kendini sevdirmekten yorulmuyordu. Ancak bir gariplik vardı: Beni gördüğünde deliye dönen kızım, ona seslendiğimde hiçbir tepki vermiyordu. Çok geçmeden anladık; kızım sağırdı.
Kısırlaştırma sırasında anlaşıldı ki, tahminen 2 ya da 3 kez doğum yapmıştı. Henüz genç olmasına rağmen damızlık olarak kullanıldığı ve muhtemelen yavrularında da sağırlık çıktığı için "işe yaramaz" görülüp sokağa, ölüme terk edilmişti.
Zorlu İlk Günler ve Kardeş Bağı
Onu sahiplendirmek için çok özenli davranmam gerekiyordu ama aramızdaki bağ o kadar güçlendi ki, ondan ayrılamayacağımı anladım. Fakat evdeki diğer dört ayaklı oğlum bu yeni misafiri kabullenmekte zorlandı. Kızım eve geldiği andan itibaren oğlum yemek yemeyi bıraktı, tuvalete bile çıkmak istemedi. İş serum takmaya kadar ilerleyince, içim acıyarak kızıma geçici bir yuva bulmak zorunda kaldım.
Ancak aynı gece yarısı aldığım bir telefon her şeyi değiştirdi. Geçici yuvadaki diğer köpekle de anlaşamamışlardı ve sabah geri gelmesi gerekiyordu. O gece sabaha kadar oğlumun yanına uzanıp onunla konuştum. Bu kızın çok özel olduğunu, ona bizden başka kimsenin bu kadar iyi bakamayacağını saatlerce anlattım.
Hıçkırıklara Boğulan Bir Mutluluk
Sabah saat 06:00’da kapı çaldı. Arkadaşım kızımla beraber gelmişti. Ben yine oğlumun mutsuzluğa gömüleceğini düşünürken, o bir mucize gibi ayağa fırlayıp kuyruk sallayarak kardeşini karşıladı. O anki mutluluğumu, hıçkırıklara boğularak ağladığımı hala dün gibi hatırlıyorum. O günden sonra, tam 10 yıl boyunca birbirlerinden hiç ayrılmadılar.
Engelli Hayvan Sahiplenmek Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Sağır bir köpek ile iletişim nasıl kurulur?
Sağır köpekler, ses yerine el işaretlerine ve vücut diline çok duyarlıdırlar. Temel komutları (otur, gel, dur) el işaretleriyle öğretebilir, dikkatini çekmek için ışık veya zemindeki titreşimleri kullanabilirsiniz.
2. Sağır bir köpeği dışarıda gezdirmek tehlikeli midir?
Sağır köpekler yaklaşan bir arabanın veya tehlikenin sesini duyamazlar. Bu nedenle dışarıda her zaman tasmalı olmaları ve kontrol altında tutulmaları hayati önem taşır.
3. İkinci bir köpeği eve alırken nelere dikkat edilmeli?
İlk tanışma mutlaka kontrollü bir alanda yapılmalıdır. Mevcut köpeğinizin rutinlerini bozmamaya ve ona olan ilginizi azaltmamaya özen göstermeli, hikayedeki gibi sabırla bu süreci yönetmelisiniz.
4. Engelli hayvanlar daha mı agresif olur?
Hayır, aksine Barbie gibi birçok engelli hayvan, kurtarıcılarına karşı çok daha derin bir minnet duygusu ve bağlılık hisseder. Sadece çevrelerine karşı daha dikkatli olmaları gerekebilir.
5. Satın almak yerine neden barınaktan veya sokaktan sahiplenmeliyiz?
Sokakta ve barınaklarda sevgiye aç, kötü geçmişi olan binlerce can var. Onlara bir yuva vermek sadece bir hayatı kurtarmakla kalmaz, size hikayede anlatılan mucizeler gibi karşılıksız bir sevgi kazandırır.