Köpeklerde topallık, en basit tanımıyla dostunuzun normal yürüyüş standartlarından sapmasıdır. Köpeğiniz bir veya birden fazla bacağını tam kapasiteyle kullanamadığında ortaya çıkan bu durum, genellikle bir ağrının veya fiziksel yaralanmanın habercisidir. Topallık; altta yatan nedene bağlı olarak aniden gelişebileceği gibi, zamanla şiddetlenen kademeli bir seyir de izleyebilir. Yaralanma veya travmalar ani topallıklara yol açarken; kronik veya dejeneratif eklem bozuklukları genellikle kendini yavaş yavaş gösteren bir aksama ile belli eder.
Kedi ve köpeklerde kanser teşhislerinin son yıllarda artış göstermesi, maalesef göz ardı edilemez bir gerçek haline gelmiştir. Bu teşhisler farklı ırklarda farklı oranlarda görülse de, meme tümörleri hemen hemen her tür ve ırkta en sık karşılaşılan kanser türlerinden biridir. Evcil dostlarımızda meme kanseri riskini belirleyen en temel faktörlerden biri, hangi yaşta kısırlaştırıldıklarıdır; erken dönemde yapılan kısırlaştırma, bu hayati riskin önlenmesinde doğrudan ve belirleyici bir rol oynamaktadır.
Canine Parvovirus (CPV), özellikle yavru köpeklerde şiddetli sindirim sistemi sorunlarına yol açan, oldukça bulaşıcı ve dirençli bir viral hastalıktır. Genellikle 6 ila 20 haftalık yavruları etkilese de, aşısız yetişkin köpeklerde de görülebilmektedir. Hastalığın özellikle çok genç yavrularda görülen tehlikeli bir varyantı olan miyokardit (kalp kası iltihabı), maalesef hiçbir belirti göstermeksizin ani ölümlere sebebiyet verebilir. Bu sinsi virüse karşı erken teşhis ve önlem, dostunuzun hayata tutunması için en kritik faktördür.
Distemper (Köpek Gençlik Hastalığı); köpeklerin ve özellikle yavru köpeklerin solunum, sindirim ve sinir sistemlerini doğrudan hedef alan, oldukça bulaşıcı ve sıklıkla ölümcül sonuçlanan bir virüstür. Hapşırma ve öksürme yoluyla hava yoluyla bile hızla yayılabilen bu sinsi hastalığa karşı bilinçli olmak hayati önem taşır. Bu yazımızda; Distemper belirtilerini, güncel tedavi yaklaşımlarını ve en önemlisi dostunuzu bu hastalıktan korumanın yollarını detaylıca ele alıyoruz.
Dostlarımızın yaşam kalitesini korumak için, hayatları boyunca karşılaşabilecekleri sağlık sorunlarına karşı bilinçli olmak büyük önem taşır. Bu yazımızda, köpeklerde en sık görülen hastalıkları sizler için bir araya getirdik. Ancak, bölgesel faktörler ve iklim koşulları nedeniyle yaşadığınız şehirde burada yer almayan farklı hastalıklarla da karşılaşabileceğinizi unutmamalısınız. Bölgenizdeki spesifik sağlık riskleri ve korunma yöntemleri hakkında en doğru bilgi için mutlaka veteriner hekiminize danışmanızı öneririz.
Epilepsi, beyinde gözle görülür bir lezyon veya hastalık saptanmamasına rağmen tekrarlayan nöbetlerle kendini gösteren bir beyin fonksiyon bozukluğudur. Diğer bir deyişle beyin, anatomik olarak tamamen normal görünse de elektriksel düzeyde anormal çalışmaktadır. Nöbet ise, beynin elektriksel aktivitesindeki bu ani bozulmadan kaynaklanan; seğirme, titreme, konvülsiyon veya spazm gibi kontrol dışı hareketlere yol açan geçici bir sorundur.
Kış aylarının gelmesiyle birlikte, minik dostunuzun eklem ağrıları veya artrit belirtileriyle mücadele ettiğini fark edebilirsiniz. İstatistiklere göre köpeklerin %25'i hayatları boyunca artrit sorunuyla karşılaşırken, kedilerde bu durum genellikle daha sessiz seyreder. Araştırmalar, 12 yaşından büyük kedilerin %90'ında röntgen sonuçlarına yansıyan osteoartrit bulgularına rastlandığını göstermektedir. Evcil hayvanınız için ciddi bir ağrı ve rahatsızlık kaynağı olan bu durum, özellikle soğuk havalarda şiddetini artırarak hareket özgürlüğünü kısıtlayabilir.
Köpeklerde kalça displazisi (Canine Hip Dysplasia - CHD), ilk kez 1930’lu yılların ortalarında kalça eklemi, yani teknik adıyla "coxo-femoral" eklemde meydana gelen yapısal anomaliler olarak tanımlanmıştır. Bu durum, özellikle hızlı büyüme evresindeki büyük ırk köpeklerde ve yetişkin ağırlığı 20 kg’ın üzerinde olan dostlarımızda sıkça görülmektedir. Kalıtsal bir zemin üzerine şekillenen bu ortopedik sorun, erken teşhis edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyebilmektedir.
İstanbul Bezmialem Vakıf Üniversitesi (BVU) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Bülent Durdu, son dönemde artış gösteren kuduz vakalarına dikkat çekti. Dr. Durdu; hastaların alması gereken acil önlemler, kuduzdan korunma stratejileri ve hastalığın modern tedavi süreçleri hakkında hayati öneme sahip açıklamalarda bulundu.
Köpeğinizin tüy dökme süreci bazen sabır zorlayıcı olsa da, bu durum aslında dostunuzun deri sağlığı ve mevsimsel uyumuyla ilgili doğal bir döngüdür. Ancak aşırı dökülmeler bazen bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Bu rehberimizde, köpeklerde tüy dökümünün nedenlerini, bu süreci nasıl yönetebileceğinizi ve dökülmeyi minimuma indirmek için yapmanız gerekenleri detaylarıyla inceliyoruz.
Yapılan araştırmalar, 7 yaş üzerindeki köpeklerin %50'sinin kanser riski taşıdığını göstermektedir. Genel istatistiklere bakıldığında ise her 3 köpekten 1'i ve her 5 kediden 1'i hayatının bir döneminde kanserle karşı karşıya kalmaktadır. Bu hastalıkla mücadeledeki en güçlü silahımız ise erken teşhistir. Unutulmamalıdır ki, erken evrede fark edilen kanser vakalarının %96'sı başarıyla tedavi edilebilmektedir.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.