Köpeğimle Buluşma Hikayem: Hayallerden Gerçeklere Bir Yolculuk
Ortaokul ve lise yıllarımı yatılı okulda geçirmek, beni özgürlüğüne düşkün ve başına buyruk bir insan yaptı. O günlerde kurduğum hayallerin en kıymetli parçası hep bir köpekti. Ancak ailemde veya çevremde evcil hayvan besleyen kimse olmadığı için bu dünya hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Üniversite bittikten sonra kurduğum yuvaya bir "eş" ve en büyük şartım olan bir "köpek" katıldı.
Acı Tecrübeler ve Yapılan Yanlışlar
Doğru bilgiye ulaşmanın bugünkü kadar kolay olmadığı o yıllarda, ilk durağım Eminönü oldu. Henüz bir aylık bile olmayan, aşıları tam denilerek verilen o küçük yavruyu çok kısa sürede kaybettik. "Eminönü'nden hayvan mı alınır?" diyenlerin rehberliğinde bu kez çiftliklerin yolunu tuttuk.
Bu sefer daha bilinçliydik; 7 aylık, eğitimli bir Alman Kurdu sahiplendik. Ancak kızımız, eski sahibine o kadar bağlıydı ki bize asla alışamadı. 3 saat dışarıda gezmesine rağmen tuvaletini eve yapıyor, geceleri durmaksızın ağlıyordu. Onun mutsuzluğunu gördükçe bencillik etmemeye karar verdik ve onu mutlu olduğu yere, eski eğitmenine hıçkırıklarla teslim ettik. Bu iki büyük travma, köpek sahibi olma hayalimi bir süreliğine rafa kaldırmama neden oldu.
Barut ve Hayatımın Dönüm Noktası
Aradan yıllar geçti, bahçeli bir eve taşındık. Bu süreçte ırklar ve bakım hakkında her şeyi okudum. Karar verdiğim ırkın (Dogo Argentino) forum sitelerinde vakit geçirirken, şehir dışındaki bir üreticiye ulaştım. Hatta yavrularını kimseye kolay kolay vermeyen bu üreticiyi, yattığı hastanede ziyaret ederek ikna ettim. Yavrusunun başında bütün gün vakit geçirmemi şart koşunca hiç düşünmeden işimden ayrıldım.
Barut'un hayatımıza girişiyle beraber her günümüz apayrı bir hikayeye dönüştü. 11 yıl boyunca onunla yaşlanırken öğrendiğim en büyük ders şuydu: SATIN ALMA, SAHİPLEN! Bu farkındalık, kendimi sokak hayvanlarına adamama ve bu dünyayı daha iyi tanımama vesile oldu.
Yazan: Eda KILIÇ
İlk Kez Köpek Sahiplenecekler İçin Sıkça Sorulan Sorular
1. Petshop veya kontrolsüz yerlerden köpek almanın riskleri nelerdir?
Bu yerlerde genellikle yavrular çok erken dönemde (henüz anne sütüne ihtiyaç duyarken) anneden ayrılırlar. Bu durum, bağışıklık sistemlerinin zayıf olmasına ve Gençlik Hastalığı (Distemper) veya Kanlı İshal gibi ölümcül hastalıklara çok açık olmalarına neden olur.
2. Yetişkin bir köpek sahiplenmek zor mudur?
Yetişkin köpekler genellikle temel karakterleri oturmuş hayvanlardır. Hikayede olduğu gibi, bazen eski sahiplerine çok bağlı olabilirler. Ancak sabır ve doğru bir adaptasyon süreciyle (bazı durumlarda profesyonel destekle) yetişkin köpekler de yeni yuvalarına mükemmel uyum sağlayabilir.
3. Dogo Argentino gibi güçlü ırklar ilk köpek olarak uygun mudur?
Dogo Argentino ve benzeri dominant ırklar, kararlı bir liderlik ve yoğun ilgi gerektirir. Hikayede yazarın işinden ayrılıp tüm vaktini ona ayırması bu ilginin bir örneğidir. İlk köpeğiniz olacaksa, ırk özelliklerini çok iyi araştırmalı ve mutlaka profesyonel eğitim desteği almalısınız.
4. "Satın Alma Sahiplen" mottosu neden önemlidir?
Barınaklarda ve sokaklarda bir yuva bekleyen binlerce can varken üretim üzerinden hayvan edinmek, terk edilen hayvan sayısını artırır. Sahiplenmek, bir canın hayatını kurtarırken aynı zamanda ticari bir sömürüye de ortak olmamanızı sağlar.
5. Köpek sahiplenmeden önce hayatımızda neleri değiştirmeliyiz?
Köpek sahibi olmak sadece onu beslemek değildir; tatillerinizi, çalışma saatlerinizi ve sosyal hayatınızı ona göre planlamanız gerekir. Evde yalnız kalamayan bir ırk seçiyorsanız, Barut'un hikayesinde olduğu gibi fedakarlık yapmaya hazır olmalısınız.