Kedi ve Köpek Mamalarında Tazelik

Kedi ve Köpek Mamalarında Tazelik

 

Evlerde beslenen kedi-köpek gibi pet hayvanları için beslenme, artık neredeyse ırkın ve diğer bazı genetik duyarlılıkların dikkate alındığı ve hayvanların bireysel tercihlerinin rol oynadığı bir pazar durumuna gelmiştir. Bu bağlamda ülkemizde pet food üretimi, çok çeşitli ve giderek artan miktarda pet beslenme ürününü pazara sunan bir sektöre dönüşmüştür.

  

 

Dünyada bazı ülkelerde gerek pet hayvanlarının ihtiyaçlarını ortaya koyan beslenme standartlarını, gerekse petfood üretiminde kullanılan hammaddenin kalitesinden üretilecek ürünün kalitatif özelliklerine kadar kontrolünü sağlayabilen denetim birimleri (Association of American Feed Control Officials, United States Deapartment of Agriculture, Federal Trade Community, The European Pet Food Industry Federation) bulunmaktadır. Ülkemizde T.C Gıda Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kedi-köpek mamalarında kullanılan ve etiketlenen hammadde ve katkı maddelerinin kodları (Yem Maddeleri Katoloğu, Yemlerin Piyasaya Arzı ve Kullanımı Hakkında Yönetmelik’in 23. Maddesi’nin 1. Fıkrası) ve besin madde değerlerinin doğruluğunun kontrolü dışında herhangi bir kontrol mekanizması bulunmamaktadır. Oysa ki pet hayvanlarının gereksinimlerini tam ve dengeli sağlayabilen, sindirilebilirliği ve tüketilebilirliği yüksek ürünlerin üretilebilmesi için hammadde ve bitmiş ürünlerde besin madde düzeyleri, mikrobiyolojik, toksikolojik ve fiziksel bir takım değişkenlere ait verilerin insan gıdası üretimine yakın ölçekte standartlarının belirlenip bunların pazarda bulunan ürünler bazında kontrolünün sağlanması gerekmektedir.

  

 

Ülkemizde tüketime sunulan gerek yerli üretilen, gerekse ithal edilen ticari kuru mamaların yüksek kaliteli olan (super premium) çeşitlerinin çoğunun yukarıda sözü edilen yurt dışı kaynaklı ülkemizde yasal zorunluluğu olmayan beslenme standartlarını sağladığı bilinmekle birlikte, gerek ithal gerekse yerli  ürünlerin üretildikten sonra pet hayvanların önüne gelene kadar geçen sürede (son kullanma tarihi geçmemiş bile olsa) yaşadığı değişimlere ilişkin herhangi bir uygulama, çalışma veya kontrol bulunmamaktadır. Bu konuda tüm üreticiler ürünlerin raf ömrünü olumsuz etkileyen etmenlere karşı önlem amaçlı uygulamalar yapsa da bunların kapsamı ve etkinliği ile her üretici firmada bunlara ilişkin standartların farklılık göstermesi, bu ürünlerin gerçek kullanım sürelerini birbirinden farklı hale getirmektedir. Nitekim ülkemizde satılan veya yurt dışında bulunan yerli veya ithal kuru kedi ve köpek mamaların önerilen raf ömrü incelendiğinde 8 ay ile 15 ay arasında değiştiği görülmektedir. 

  

Ticari kuru mamalarda “taze ürün” kavramı; tüketilebilirlik (tüketim için arzu veya iştahı uyaran koku, tat, şekil ve kıtırlık/gevreklik gibi özelliklerini devam ettirmesi), tüketildikten sonra hayvanların beslenme gereksinimlerini formülasyon kapsamında yıkımlanma veya yarılanma olmadan sağlayabilme ve bekleme süresine bağlı acılaşma, mikrobiyal bozulma (kızışma, küflenme vb) gibi direkt hayvan sağlığını olumsuz etkileyebilecek bozulma belirtilerini göstermeyen ürün anlamına gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında mama üretiminde temel hedef, üretilen mamaların ilk üretim tazeliğinin  hayvanın tüketimine kadar korunarak sağlanmasıdır.

  

Pet mama ürünlerinde kullanılan hammaddelerin yüksek kaliteli ve taze oluşu (oksidatif stabilitelerinin sağlanmış olması) son ürünün lezzetliliğini doğrudan etkilemektedir. Pet mamaları veya içeriğindeki hayvansal protein kaynakları gibi hammaddeler depolanma süreleri ve depolanma şartlarına bağlı olarak otooksidasyon, mikrobiyal bozulma, aroma değişimi gibi birtakım süreçleri geçirir. Bu değişimlerin oluşum süresi ve derecesi ürünün hammadde içeriğinin kalitesi, üretim teknolojisi (proses) ve depolanma şartlarına bağlı olarak değişmektedir.

  

 

Ticari mamalarda raf ömrünü başlıca taşıma/saklama koşulları (sıcaklık, ışık, hava, rutubet), koruyucu katkı maddeleri (prezervatifler) ve ambalaj gibi etmenler etkilemektedir.

 

 

Taşıma ve saklama koşullarının etkisi: Taşıma ve saklama koşulları üretim kalitesiyle ilişkili olmayan faktörler olup olumsuz şartlar oluştuğunda olumsuzluk derecesine gore mamaların kalitesini önemli düzeyde etkilemektedir. Mama, besin madde içeriği anlamında insan gıdalarına benzer olup içerdiği protein, yağ, lif, vitamin ve mineraller gibi besinler ile  mikroorganizmaların üreyip çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Mikroorganizmaların üremesi  için uygun sıcaklık, yeterli oksijen ve uygun rutubet (su) önemli etkenlerdir. Çok sıcak veya çok soğuk havalarda taşıma, uzun süre uygun olmayan şartlarda depolama ve depolama sırasında gece gündüz arasındaki sıcaklık farklılıkları bu etkenlerin değişimine yol açabilir. Buna bağlı olarak mikroorganizmaların üründeki artışı besin maddelerinden özellikle proteinlerin, organik amin ve merkaptanlara dönüştürülmesine böylelikle üründe istenmeyen kokuşma ve çürüme gibi durumların şekillenmesine neden olur. Bu tip bozulmuş ürünlerde yağların mikrobiyal ve oksidasyona bağlı etkiler ile değişimi sonucu keton ve aldehitler ve diğer bozulma son ürünlerinin artışı üründen istenmeyen bir koku alınmasına etki eder. Ürünün bu etkilere maruz kaldığı süre ve bu son ürünlerin oluşma düzeyleri mamanın hayvan tarafından kabûl edilmesi (mama tüketimi) adına “tolere edilebilir” veya “hiç edilemez” sonucunu oluşturacaktır. Tüm bu olumsuz etkiler özellikle ürün her ne kadar iyi hammaddeler ile formüle edilmiş ve iyi ambalajlanmış olursa olsun mamanın hayvanın önüne gelene kadar geçen sürede sadece sözü edilen besin maddelerinin kaybına değil aynı zamanda öncelikli olarak mamanın tüketim arzusunu geliştirmesine yönelik temel özelliklerini (koku, tat, şekil ve kıtırlık) kaybetmesine de etki eder. Bu konuya ilişkin yapılan bir çalışmada farklı protein oranlarına sahip kuru mamalarda besin madde ve oksidasyona bağlı kayıplar açık ve kapalı ambalajlı petfood ürünlerinde incelenmiştir. Araştırmada ambalajı kapalı olan mamalarda dahi özellikle 90. günden itibaren besin madde kayıplarının, ayrıca 120. gün itibarı ile de oksidasyona bağlı değişimlerin (serbest yağ asitlerinin artışı) şekillendiği bildirilmiştir. Bu bağlamda piyasada bu tür ürünlerin hayvan sahipleri tarafından  reddedilme (evde istenmeyen koku oluşturması) veya hayvan tarafından istenilen düzeyde tüketilmeme gibi durumları ile sıkça karşılaşılmaktadır. Bu tür ürünlerin bazen hayvanın açlık durumuna bağlı istenmeden de olsa tüketilmesi halinde kusma, diyare, akut ve kronik mide-bağırsak yangılanmaları, konstipasyon, ince bağırsak malabsorbsiyonu gibi sindirim sistemine ait sağlık problemleri görülebilmektedir.

 

 Ayrıca günlük tüketilmesi gereken miktarın altında mama tüketilmesi kedi veya köpeğin günlük alması gereken kuru madde miktarını alamaması ve besin madde gereksinimlerinin karşılanamaması anlamına da gelmektedir. Ürünün tüketim miktarlarının hayvanın ihtiyacının altında olmasına bağlı olarak özellikle esansiyel amino asitlerin, esansiyel yağ asitlerinin ve bazı vitamin–minerallerin yeterli düzeyde alınamamasına bağlı olarak organ ve dokuların fonksiyonlarında bozukluklar ve buna bağlı birçok hastalık durumu görülmektedir.

 

 

Antioksidanların etkisi: Koruyucu katkı maddeleri de mamaların raf ömrünü etkileyebilir. Günümüzde hemen tüm pet food üreticileri ürünlerindeki yağ ve yağ oranı yüksek hammaddelerin varlığı sabebi ile ürünlerinin raf ömrünü uzatmak ve oksidasyona bağlı besin madde kayıplarını önlemek amacı ile antioksidanlar kullanırlar. Antioksidan maddeler, doğal (α-tokoferol, sesamol, biberiye gibi fenolik antioksidanlar) ve sentetik (Butil hidroksi toluene-BHT, Butil hidroksi anisol-BHA, etoksikuin gibi) olarak pet food sektöründe kullanılmaktadır. Özellikle sentetik (doğal olmayan) katkılar daha uzun süreli korumayı daha düşük dozlarda, daha ekonomik sağlarken diğer yandan ürünün tadını olumsuz etkileyebilir ve hayvan sağlığını olumsuz etkileyen kalıntılar oluşturabilir. Doğal antioksidanların etkinlikleri daha sınırlı olduğu için rasyona katılma oranları daha fazladır ve birim fiyatları da daha yüksektir.

 

Pet food ürünlerinde kullanılan hammaddeler de işleme girmeden önceki bekleme sürelerinde antioksidanlar ile korunmuş olmalıdır. Pet mamalarında kullanılan hammaddelerin (kanatlı eti) bozulma ve lezzetlilik özelliklerinin test edildiği bir çalışmada, rendering işlemi öncesi antioksidan ile muamele edilmemiş örneklerin oda sıcaklığında 24 saat beklediğinde kalite ve tüketilebilirlik yönünden özelliklerini kaybettiği bildirilirken, rendering işlemine girmeden antioksidan ile muamele edilen örneklerde ise 48 saat sonra bu değerlerin çok daha iyi olduğu belirlenmiştir. Bir başka çalışmada aynı süre bekletilen ve antioksidan kullanılan ürünlerde köpeklere yapılan yedirme denemesinde (ikili tercih testi) antioksidan kullanılan gruplarda mama tüketiminin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda bu sonucun antioksidan maddelerin mama veya besin madde bileşimindeki değişimlerin önüne geçmesi ile elde edildiği varsayılabilir. Bu konudaki kullanıma ait koruyucu etkiler kullanılan antioksidan ürünün bileşimi ve yarılanma süresine göre değişmekle birlikte bu etkilerin hayvan sağlığını etkileyebilmesi anlamında (ortalama kullanım yağ kaynaklarında 800-1000 g/ton yağ, kuru mama ürünlerinde toz 300-500 g/ton olarak) kullanım oranları sınırlı olmaktadır. Bu bağlamda antioksidanların etkinliğinin azalıp yarılanması antioksidan ürünlere (içerik, kullanım oranı ve kullanıldığı petfood ürününün formülasyon özellikleri) bağlı olarak 3 ila 6 ay arasında gerçekleşmektedir. Dolayısı ile antioksidan kullanım oranı ve etkinliği ne kadar iyi olursa olsun, üründeki bu koruyucu etkilerin de etkisinin bir azalma ve sonlanma süresi vardır. Bu süre ürünün formülasyonuna (yağ ve protein oranı gibi) ve kullanılan antioksidana göre değişebilmektedir.

 

 

Ambalajın etkisi: Ambalaj, ürünlerin besin madde içeriği, formülasyonu ve ürünün tanıtımı hakkında bilgi sağlamak için kullanılan bir araç olması dışında esas anlamda ürünü dış etmenlerden koruyan ve rafta ürünün taze kalma süresine doğrudan etkileyen faktörlerdendir. Ambalajlı ürünlerin taşınma mesafesi taşınmada değiştirilen araç sayısı, depolandığı ortamın şartları ve en son rafa yerleştirme ve son noktaya sevkedilme esnasındaki fiziksel etkiler ambalajlarda yırtık (makro ve mikro), patlama gibi etkilere yol açabilir. Bunun yanında bu fiziksel etkiler diğer yandan mamanın tane bütünlüğüne zarar verip toz ve kırıntı oranını arttırabilir. Bu fiziksel etkilerin tamamı ürünün raf ömrüne olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Ayrıca ambalajın yapıldığı materyalin dayanıklılığı, fermuarlı kullanımı gibi fonksiyonel özellikleri, ambalajın kat sayısı ile vakumlama veya hava kapakçığının bulunması gibi faktörler ürünlerin tazeliğini korumada önemli etkilere sahiptir. Mamanın ambalajlanmasında temel prensip kurutucu ve yağlamadan çıkan ürününün en az oda sıcaklığına getirildikten sonra ambalajlanarak, ambalajın içinde hapsolan havanın ve su buharının alınması ve üründe su aktivitesinin düşürülerek oksidasyon ve küflenme ile ilgili ortamın engellenmesi esasına dayanır. Global ölçekteki ambalaj firmaları farklı materyallerden ürettikleri pet food ambalaj ürünlerine oksijen ve su buharı geçirme testleri uygulayarak en iyi özellikleri gösteren ambalajı en uygun materyal ile üretmeye çalışmaktadır. Yapılan araştırmalara göre alimünyum plastik veya lamine edilmiş plastik kaplı ambalaja sahip mamalar daha az oksijen geçirme oranı ve daha yüksek dayanıklılık göstererek daha uzun raf ömrüne sahip olmaktadır. Ülkemizde ve yurtdışında satışa sunulan kuru mama ürünlerinin ambalaj kalitesine ilişkin herhangi bir standart bulunmayıp, bu konuya ilişkin değerlendirmeler üretici firmanın insiyatifindedir.

 

 

Sonuç olarak pet food ürünleri gerek besin madde bileşimleri gerekse kullanılan hammaddelerin özellikleri ve geçirildikleri işlemler bakımından insan gıdalarına benzerdir. Pet food ürünlerinin, hayvanların gereksinimlerini tam ve dengeli sağlayarak, hayvanlar tarafından istekle tüketilen ve kullanıcılar için istenilen özelliklere sahip olma özelliklerini gösterebilmeleri oldukça önemlidir. Gerek üretim gerekse taşıma ve depolama sırasında farklı faktörlere bağlı olarak raf ömürlerinin değişebileceği, yemlerin üretildikleri ilk andaki tazelik özelliklerini koruyabilmek  için üreticilerin başlıca:

-          Uygun koruyucular ile korunmuş yüksek kaliteli hammadde kullanımı,

-          Uygun dozda ve özelliklerde antioksidan kullanımı,

-          Uygun üretim teknolojisi (ekstrüzyon) ile üretim,

-          Üretim süreçlerinin ve üretilen ürünün kritik noktalarda güvenilir denetimi,

-          Uygun ambalaj kullanımı,

-       Uygun taşıma ve saklama koşullarının üretimden hayvanın önüne gelene kadar geçen sürede sağlanması konularına önem vermeleri gerekmektedir.

 

 Prof. Dr. Özcan CENGİZ 

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi

Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı

  

Yararlanılan kaynaklar:

 

Alaina Mooney, 2016. Stability of essential nutrients in petfood manufacturing and storage.Master of Science Thesis, Kansas State University.

Artharn, A., Prodpran, T., Benjakul, S., 2009. Round scad protein-based lm: storage stability and its effectiveness for shelf-life extension of dried sh powder. LWT - Food Sci. Technol. 42, 1238–1244.

Artz, W.E., Rao, S.K., 1993. Lipid oxidation in extruded products. In: Parliment, T.H., Morello, M.J., McGorrin, R.J. (Eds.), Thermally Generated Flavors. ACS, Washington DC, pp. 296–314.

Aldrich, G., June 2004. Shelf-life: lab prediction vs reality. PetFood Ind. 2, 12–14.


Allen, J.C., Hamilton (Eds.), 1994. Rancidity in Food, third ed. Springer, London, p. 31.


Folador, J.F., Karr-Lilienthal, L.K., Parsons, C.M., Bauer, L.L., Utterback, P.L., Schasteen, C.S., Bechtel, P.J., Fahey Jr., G.C., 2006. Fish meals, sh components, and sh protein hydrolysates as potential ingredients in pet foods. J. Anim. Sci. 84, 2752–2765.

Deffenbaugh, L., 2003. Palatability keys. In: Kvamme, J.L., Phillips, T.D. (Eds.), Petfood Technol- ogy. Watt Publishing Co., Mt. Morris, Illinois, pp. 194–202.

Gross, K.L., Brolunger, R., Thawnghmung, P., Collings, G.F., 1994. Effect of three different preservative systems on the stability of extruded dog food subjected to ambient and high temperature storage. J. Nutr. 124, 2638S–2642S.


Guy, R., 2001a. Raw materials for extrusion cooking. In: Guy, R. (Ed.), Extrusion Cooking: Technology and Applications. Woodhead Publishing Limited, Cambridge, England, pp. 5–29.


Hand, M.S., Thatcher, C.D., Remillard, R.L., Roudebush, P., Novotry, B.J. (Eds.), 2010. Commercial Pet Foods, In: Small Animal Clinical Nutrition, fth ed., Topeka, Mark Morris Institute, pp. 156–190.


Hu, M., 2014.Lipid oxidation in dry pet foods. Inform 25 (1), 7–10.


Hu, Min_ Jacobsen, Charlotte, 2016.Oxidative Stability and Shelf Life of Foods Containing Oils and Fats-Academic Press and AOCS Press.

Hussein, H.S., 2003. Basic nutrient requirements for healthy adult dogs and nutrient requirements for healthy adult cats. In: Kvamme, J.L., Phillips, T.D. (Eds.), Petfood Technology. Watt Publishing Co., Mt. Morris, Illinois, pp. 2–28.


Labuza, T.P., Schmidl, M.K., 1985. Accelerated shelf life testing of foods. Food Technol. 39, 57–64, 134.


Lin, S., Hsieh, F., Huff, H.E., 1998. Effects of lipids and processing conditions on lipid oxidation of extruded dry pet food during storage. Anim. Feed Sci. Technol. 71, 283–294.


New Zealand Food Safety Authority, 2005. A Guide to Calculate the Shelf Life of Foods, Informa- tion Booklet for the Food Industry, Wellington, New Zealand.

Plattner, B., 2005. Extrusion for palatability. PetFood Ind. 9, 12–16.

Pokorny, J., Kolakowska, A., Bienkiewicz, G., 2005. Analysis of interaction products of oxidized lipids with amino acids, proteins and carbohydrates. In: Kamal-Eldin, A., Pokorny, J. (Eds.), Analysis of Lipid Oxidation. AOCS Press, Urbana, Illinois, pp. 263–280.

Sanches-Silva, A., Costa, D., Albuquerque, T.G., Buonocore, G.G., Ramose, F., Castilho, M.C., Machado, A.V., Costa, H.S., 2014. Trends in the use of natural antioxidants in active food packaging: a review. Food Addit. Contam. Part A 31 (3), 374–395.

Skibsted, L.H., 2010. Understanding oxidation processes in foods. In: Decker, E.A., Elias, R.J., McClements, D.J. (Eds.), Oxidation in Foods and Beverage and Antioxidant Applications. Understanding Mechanisms of Oxidation and Antioxidant Activity, vol. 1. Woodhead Publish- ing Limited, Cambridge, Cambridgeshire, UK, pp. 3–35.

Yao, L., Schaich, K.M., 2014. Accelerated solvent extraction improves ef ciency of lipid removal from dry pet food while limiting lipid oxidation. J. Am. Oil Chem. Soc. 92, 141–151.


 

Etiketler: taze kedi maması, taze mama, taze kuru mama
Temmuz 20, 2019
Listeye dön